DUA, MÜMİNİN SİLAHIDIR!

DUA, MÜMİNİN SİLAHIDIR!

Diyor Allâh Rasûlü (aleyhisselâm)! Acaba biliyor muyuz dua niçin bu kadar önemlidir?

Dua nedir, niyedir; ötende bir tanrı yok olduğuna göre kime yapılır? Gelin bu soruların cevabını vermeye çalışalım…

Dua yönlendirilmiş beyin dalgalarıdır!

 

Hatırlayalım daha önce vermiş olduğumuz şu bilgileri…

İnsan, hakikati itibarıyla Allâh’ın bir Esmâ terkibidir… Yani, Allâh’ın güzel isimlerinin işaret ettiği mânâlardan oluşan bir formüldür! Bir diğer ifade şekliyle Allâh insanı kendi güzel isimlerinin mânâlarıyla var etmek suretiyle onu yeryüzünde kendisine Halife kılmıştır!

Bu isimlerin mânâları çeşitli dönüşümlerden sonra, takdir edilen şekliyle insanın beyninde açığa çıkmıştır!

Allâh istemedikçe sizde o istek oluşmaz hükmünce, duanız, hakikati itibarıyla Allâh’a ait olan bir istektir!

Ama bir de Allâh’ın Sünnetullâh denilen bir sistem ve düzeni vardır!

 

İşte bu Allâh’ın güzel isimlerinin mânâlarından doğan istek, bazen de sizden dua şeklinde açığa çıkar…

İnsanlar arası ilişkiler her ne kadar, maddeci bakışın tesiriyle dudaktan kulağa diye kabul edilirse de; gerçekte beyinden beyine şeklindedir! Ve çoğu zaman bunu hisseder, fark edersiniz de, adlandıramazsınız; yeterli bilgi sahibi olmamanız dolayısıyla! Sezgi, beynin gelen dalgaları önceden algılamasıdır!

Kişinin beyin kapasitesi ne kadar güçlü ise, yayını ve duası da o nispette tesirlidir…

 

 

Dua özünüzdeki Allâh Esmâ’sından gelir; beyninizden, o amaca yönlendirilmiş dalga olarak açığa çıkar ve hedefe ulaşır!.. Yani, ötendeki bir tanrıdan talep değil, özündeki Allâh’tan çıkan istektir!

Bir diğer yönden dua, umduklarına ulaşmanın en güçlü silahıdır; özündeki Allâh’a ait kuvvet ve kudretin sendeki değerlendirilişidir!

Takdirinde varsa, dua edersin ve onunla olacağa yön verirsin!.. Oysa Hakikatte yönlendiren kendisidir; sen değil!

 

Gece, nasıl Güneş’in parazit oluşturan ışınımı Dünya’nın arka yüzünde kaldığı için kesiliyor ve kısa dalga yayın çok net alınabiliyorsa; insan beyni de, özellikle gece yarısı ve sonrasında çok hassas hâle gelir ve kuvveti artar… Bu hem alıcılık (ilham) yönünden böyledir; hem de vericilik yani dua yönünden böyledir… İslâm Dininde gecenin önemi buradan ileri gelir…

Duadan mahrum olan, hem özündeki o kuvvetleri kullanmaktan mahrum kalır; hem de o duaların getirisinden! Dua, özündeki Allâh’a ait gücün kullanılışıdır!

 

Allâh Rasûlü’nün çok fazla dua etmesi, ötesindeki bir tanrıdan bir şeyler talep etmesi anlamında değil; özündeki Allâh’a ait kuvvet ve kudreti istenilenler doğrultusunda kanalize etmesi şeklindedir!

Kişinin beyin kapasitesi ne kadar güçlü ise, yayını ve duası da o nispette tesirlidir… Yalnızca konuştuğunuzda değil, düşündüğünüzde dahi tüm düşüncelerinizi beyin kapasitenizin kuvveti kadarıyla Dünya üzerinde yayınlıyorsunuz… Ve bunlar, aynı frekanstaki bir beyin tarafından içime doğdu gibisinden algılanıp değerlendiriliyor… Bir kısım manevî görevlilerin yani İrşâd kutuplarının tasarrufu bu yöndendir! Feyiz denen şey dahi, güçlü beynin yaydığı ya da yönlendirdiği dalgalarla kişinin beyninde yaptığı açılımdır… Bu konuda çok daha detaylı bilgileri DUA ve ZİKİR isimli kitabımızda açıkladık; özellikle okumanızı tavsiye ederim!

 

DUAnın insan yaşamında en etkili güçlerden biri olduğunu size fark ettirmeye gayret ettik bu yazıda… Bilelim ki, Allâh senden sana icabet edecektir!.. İçinden geçen her şeyi bilmesi de senin O’nun varlığından meydana gelmiş olman ve O’ndan gelenlerin sende açığa çıkması nedeniyledir!

 

Kişi hangi hâl veya mertebede olursa olsun, Allâh Rasûlü gibi daima duaya devam etmelidir… Ölüm ötesi yaşamda görülecektir ki; kişiye dualarının getirisini, hiçbir şey sağlamayacaktır!

Allâh, duanın değerini fark etmeyi ve yaşamımızı dualarla olabildiğince değerlendirmeyi, ruhumuzu kuvvetlendirmeyi nasip etsin ve kolaylaştırsın